ipek yolu için yapılan savaşlar
yapılandeniz ticareti de 570 tarihlerinde Sasaniler tarafından engellenince, Bizans Devleti, Orta Asya’da yeni kurulan Türk Kağanlığı ile anlaşma yaparak bu güzergâhı Karadeniz üzerinden geçirmek zorunda kalmıştır. Anahtar Kelimeler: İpek Yolu, ipek, İran, Parthlar, Sasaniler, Bizans, Türk Kağanlığı.
Ayrıcacoğrafi konumu da önemlidir: Orta Asya’da önemli şehirleri birbirine bağlamaktadır ve eski bir ticaret yolu olan İpek Yolu’nun üzerindeydi. Merv’in de Serahs gibi Persler tarafından kurulduğu tahmin edilmektedir. Bu iki şehir de Dandanakan Savaşı’nın yaşanmasının bir sonucu olarak Selçuklu hakimiyetine geçmiştir.
11 “Yeni İpek Yolu, Çin ile Avrupa’yı Birbirine Yaklaştıracak”, Anadolu Ajansı, 29 Nisan 2016. TABLO 2. MODERN İPEK YOLU PROJESİ GÜZERGAHINDA YER ALAN BAZI ÜLKELERİN MAKROEKONOMİK GÖSTERGELERİ (2015) Ülkeler Büyüme Oranları (%) Kişi Başına Düşen Milli Gelir (dolar) İthalat (milyar dolar) İhracat (milyar dolar
İpekYolu üzerine yazılacak ve söylenecek çok şey olduğu ortadadır. İpek Yolu ve Türkler konusu da öyle. İpek Yolu, Türkler için hem tarihte hem de günümüzde özel bir öneme sahiptir. Bazı tarihçilerin ifadesiyle İpek Yolu, “Türk Yolu” olarak adlandırılabilir.
İpekYolu’nun karmaşık şebekesi sayesinde Doğu ve Batı arasındaki temas günden güne yoğunlaşmıştı. Çin’in tarihi kayıtlarında örneğin Hutao-çeviz, Hugua-karpuz, Hujiao-biber ve Hu Luobo-havuç gibi Batı’dan getirilen birkaç bitkinin adı yazılıdır. M.Ö 7. yüzyılı ve 9. yüzyılı arasındaki Tang hanedanı
Site De Rencontre Payant Pour Femme Et Homme. Dünya kendi kendini yönetmez. Özel insanlar geleceğe damga vurur. Tarih böyle akar gider zaten... Sorun şu ki yaşarken dünyayı değiştirenleri pek görmeyiz ve bilmeyiz... Böyle özel insanlardan biri de Sir Halford Mackinder'di... Yaklaşık 100 önce aileye yani ROTHCHILDLER'e "Güçlü olmak isteyen, dünyaya hükmetmek isteyen ORTA ASYA'yı kontrol etmelidir. Ve Sovyetler dağıtılmalıdır" öğüdü verdi. Jeopolitik olarak çok üstün özellikleri olan bir isimdi... MERKEZ BÖLGE denilen yer yani DOĞU SİBİRYA'dan VOLGA HAVZASI'na kadar olan bölgeyi elinde tutan aynı zamanda ORTA ASYA ile birlikte Avrupa ve Afrika'yı da kontrol etmiş olur. Bunu yaptığınız zaman da süper güç olarak yolunuza devam edersiniz... Mackinder, ölmeden önce "Türkiye, Sovyetler ve Çin birlikte büyük güç olabilir. Ancak Sovyetler kabuk değiştirip yenilenmeli, Çin ile Türkiye de gözden uzak tutulmamalı" dedi... Günlerdir anlatıyorum. Bu satırları da Washington yolunda havada yazıyorum. Büyük mücadele İPEK YOLU'NDA OLACAK! Başladı, şimdi şiddetlenecek... Hem de çok! COLIN POWELL... DERİN ABD'nin derin ismidir. KÜRESEL SERMAYEYE en büyük operasyon 11 EYLÜL İKİZ KULELER saldırısı ile oldu. Sonra ABD, Irak ile Afganistan'a girdi. Powell, "ABD olarak AFGANİSTAN ve Orta Asya bizim için çok önemli. Terörü temizlemekle birlikte aslında orada ABD'nin geleceğini inşa ediyoruz" dedi. Üzerinde kimse durmadı. Hatırlayan da pek yoktu... 2017 OCAK ayı itibariyle Afganistan'daki ABD askeri sayısı 150 bin... Bunun sadece terörü temizlemek için tutulduğunu sanıyorsanız yanılıyorsunuz... Amaç İPEK YOLU! ABD, yani PENTAGON, her ne pahasına olursa olsun bu güçle yani silahla askerle İPEK YOLU'nu engelleme peşinde. Şu an için başka bir dertleri yok. Bütün motivasyonları bu yönde... Çünkü ABD de Sir Halford Mackinder'in söylediklerinin çıktığını bilir... Pentagon ABD'nin süper güç olarak yoluna devam edebilmesi için ve kendi bekaları için İPEK YOLU'nu bitirmek istiyor. Bu net. Yakında anlayacağız zaten... İlk yapmak istedikleri İPEK YOLU'nun deniz ayağını imha etmek. ÇİN'in DENİZ İPEK YOLU'nda üç önemli limanı var! Shangai, Shanzen ve Hong Kong! Ve bunlardan sonra SİNGAPUR LİMANI ile Malezya'daki PORT KLANG LİMANI çok önem taşır... Pentagon Çin'in büyük yürüyüşünü çökertmek için öncelikle Malakka Boğaz'ını hedef seçti. Yani Çin, Güney Kore ve Japonya için çok önem taşıyan noktayı. ABD savaş gemileri zaten burada aralıksız dolaşmakta ve etrafa rahatsızlık vermekte! Japonya ile Güney Kore'nin ABD ile yakınlığı düşünülürse Çin'in en zorlanacağı yer burası olacaktır... Hint ile Büyük Okyanus'u birbirine bağlayan Hindistan ve Endonezya'yı Çin'e iten bu boğaz satrancın yeni adresi. Ve tansiyonun artacağı ilk yer! Kriz muhtemelen buradan ateş alacak! ABD güç gösterisiyle ya da terörle buradaki bütün ülkeleri kendine bağlamak isteyecek. Hatta ASYA NATO'sunu kurmak derdinde. Önce korkutup vuracak, sonra masaya davet edecek! Başarabilirse tabii... İPEK YOLU'nda kilit ülke olan Türkiye'yi Çin'le bağlayan da Malakka Boğazı'dır! Yunanistan ile Çin'i de... Çin'in can damarlarından biridir burası. Bu nedenle ABD eski askerleri son bir kaç yıldır KORSAN görüntüsü altında 150'den fazla operasyon yaptı. Çin'in petrol ihtiyacının YÜZDE 35'i buradan gelir. KORSANLAR da bunu engellemek için işbaşında yani! Bir de KARA ayağı var... Pentagon İpek Yolu'nun kara ayağı için Belarus, Gürcistan, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Türkmenistan, Özbekistan, Tayland ile 10 Afrika ülkesi, 5 de Güney Amerika ülkesi için ÜSLERİ vasıtasıyla operasyon hazırlığına çoktan başladı... Pentagon silahtan anlar. İpek Yolu'na destek veren 14 Avrupa ülkesi de hedefte! Avrupa Birliği dağılsa da İPEK YOLU her devlete güç katıyor. Pentagon bunu biliyor. Bu nedenle hamle yapmazlarsa işlerinin çok ama çok zor olduğunun farkındalar. Avrupa'da daha önce yaptılar. Yine yapacaklar. Fransa, Belçika, İtalya ve Almanya yaz aylarında etkisi büyük olsun diye sarsılacak. Muhtemelen bir türlü savaşmadıkları DEAŞ'ı kullanarak! Ama başka bir yol da izlenebilir! Bunu da yaptılar çünkü! 2011 yılında aklından zoru olan biri diye tanıtılan CANİ, NORVEÇ'te ortaya çıktı... Hatırlayın, eşine az rastlanır bir şekilde masum insanları peşinden koşarak tek tek katletti... 77 masum insan can verdi... Breivik, medyanın anlattığı gibi aklından zoru olan çıldırmış biri değildi. Bir NATO askeriydi. O günlerde NORVEÇ üs konusunda ABD'ye zorluk çıkarıyordu. Geri adım da atmıyordu. Derken sahneye KATİL BREİVİK çıktı. Norveç bir günde NATO'nun ve ABD'nin sözünden çıkamaz hale geldi, getirildi... Şimdi herkes onun yani KATİL NATO ASKERİNİN cezasını çektiğini sanıyor. Oysa o orada TATİL yapıyor. Bahçeye çıkıyor, misafirlerini kabul ediyor, kahvesini içiyor, çimleri biçiyor, devletten aldığı ödenekle kitap alıp okuyor. Kimsede olmayan rahata sahipti! Neden? Çünkü NATO'nun etkili askerlerinden biriydi... Ve yakında AKIL SAĞLIĞI BOZUK olduğu gerekçesiyle salıverilecekti... Ama bizler arka planı bilmeyecektik... Gazete ve televizyonlar bunları anlatmayacaktı, yazmayacaktı... NATO askerlerinin en gizli toplantılarını NORVEÇ'te yaptığı da yazılmayacaktı... 15 Temmuz'dan sonra gariptir NORVEÇ darbeye karışan TÜRK ASKERLERİNİN iltica talebini düşünmeden kabul eden ülkelerin başındaydı... İPEK YOLU İÇİN Pentagon binlerce kişinin ölebileceği planları hazırladı. Ben değil yabancılar söylüyor bunları... Soru şu! Bunlara rağmen İPEK YOLU'nu durdurabilir mi? Yani bu savaşı kazanabilir mi? Bence ZOR! Çok zor! Çünkü askeri bir modelden öteye geçmedikleri için ülkeler onlardan kopuyor, başka eksen arıyor... ÇİN böyle bir seçenek. Aslında ABD'nin silaha olan bağlılığından doğan bir yol... Dostlarına arkadan saldırmasının bir sonucu! Bu yol duracak gibi değil... Bakıp izliyoruz... Büyük mücadele sürüyor! Sürecek de... NOT Acaba Reina saldırganı cani kim? Düşünün bakalım... Yasal Uyarı Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
Şüphesiz, tarihin en büyük savaşları dışında yine tarihte bir çok savaş oldu. Ama bunların içinde öyle savaşlar vardı ki sonuçları farklı olsaydı şuan çok ama çok farklı bir tarih konuşuyor olacaktır. Tarihin en büyük savaşları dünyanın gidişatını çok büyük ölçüde değiştirmiştir. Birçok savaş var listeye eklenebilir şekilde fakat biz en büyüklerini işleyeceğiz. Tarihin en büyük savaşları dünyanın çeşitli yerlerinde gerçekleşse de, savaşları okuduğunuz zaman bir çoğunun çok bildiğimiz bir coğrafya da yaşandığını göreceksiniz. Tarihin En Büyük Savaşları 1 – Maraton Savaşı Pers – Spartalılar Savaşı MÖ 480 Mö 480’de daha güçlü filoları ve kıtalarıyla Antik Yunana saldırıya geçen Persler karşısında Yunanlıların avantajı engebeli arazi koşulları ve eğitimli ağır piyadelerdir. Nitekim kara savaşında arazi Perslerin süvarilerini hareketsiz kılar. Strateji Yunanlar’ın elinde kalan tek kozdur. Attika’yı Perslere teslim eden Yunanlılar, Termofil Geçidi’nde Kral Leonidas öncülüğündeki elit birliklerle Pers’lere ağır kayıplar verdirirken, Atinalılar filoları Salamis gibi dar bir körfeze çekerek avantajı sağlar. Pers filoları paramparça olarak Hellaspont’a Çanakkale kadar çekilmek durumunda kalır. Mycate zaferi ve kışın bastırması ile Persler geri çekilmek zorunda kalır. 2 – Bedir Savaşı 624 Müslümanlığın yayılmasındaki en büyük etkenlerden biri olan savaştır. O yüzden Bedir savaşının önemi çok yüksektir. Bu savaş sonrası Medinelilerin çoğunun Müslümanlığı kabul etmesi ve İslam savaş hukukunun bu savaş sonrası elde edilen ganimetler ve esirler üzerine yazılması önemli etkilerdir. Ticaret yolları bu savaştan sonra Müslümanların kontrolüne geçmiştir. 3 – An Lushan Ayaklanması 755-769 Evet her ne kadar ayaklanma olarak görülse de tarihte bir çok savaştan kat kat fazla insan ölmüştür. Bu ayaklanma, Çin devletinde yaşanmıştır ve yaklaşık 40 milyon kişi hayatını kaybetmiştir. Bu rakam o zaman ki tahmini dünya nüfusunun 6’da 1’i olarak düşünülmektedir. 4 – Haçlı Seferleri 1096-1270 Farklı dinlerin birbiriyle çatışmasının en büyük etkisi olarak görülen Haçlı Seferleri, Papa II. Urbanus’un 1095 yılında yaptığı bir konuşma sonucu tetiklenmiştir. Amaç kaybedilen toprakların geri alınması ve daha çok toprağa sahip olmaktı. Milyonlarca insan bu asırlarca süren savaşta can vermiş, Devletler el değiştirmiş , yıkılmış ve büyük hasarlar görmüştür. 5 – İstanbul’un Fethi 1453 Çağ kapatıp çağ açmak dediğimiz şey işte tam olarak budur. Bir imparatorluğun sonu olmuş ve imkansız denilen şeyler burada başarılmıştır. Fatih Sultan Mehmet genç yaşında tüm Dünya’ya kendini ve Osmanlı Devleti’ni tanıtmıştır. Avrupa devletlerinin elinden alınan ipek yolları onları yeni arayışlara ve coğrafi keşiflere itmiştir. Savaştan kaçan Bizanslılar İtalya’ya sığınmış ve Rönesans devrinin başlamasında büyük adımlar atmışlardır. 6 – Waterloo Savaşı 18 Haziran 1815 “ Waterloo bir savaş değildir, dünyanın yüzünün değişmesidir” Victor Hugo İngiliz-Prusya ittifakı ve Fransızlar arasındaki 1. Dünya savaşı öncesi en kesin ve büyük savaş olarak tarihe geçmiştir. Yenilgi nedir bilmeyen ve güçlü ordusuyla herkesi deviren bir Napolyon vardı. Korkulu rüya Napolyon’un kaybettiği ve sürgüne gönderildiği savaştır. Yaşamı boyunca bu savaş sonrası sürgünde kalmıştır. Yukarıda Victor Hugo’nun sözünü dikkate alarak, bu savaşı Napolyon kazanmış olsaydı şuan ülke olarak değil belki Dünya olarak çok daha farklı yerlerde olabilirdik. 7 – Amerikan İç Savaşları 1861-1865 Köleliğin kalktığı bir savaş olmuştur. Hatta kısa bir süre sonra köleler oy kullanmaya başlamıştır. Amerika devleti bölünmekten kurtulmuş oldu ve kölelik düzeni üstüne olan sistem ekarte edilmiş oldu. 8- I. Dünya Savaşı 1914-1918 Bu savaşın Dünya’ya etkisini anlatmakla bitiremeyiz ama başlıca şunları sayabiliriz. Amerika Dünya’nın süper gücü haline gelmiştir. Avrupa ağır anlaşmalar sonucu Amerika’ya bütün iplerini kaptırmıştır. Avrupa’da birçok yeni devlet kurulmuştur. Avrupa ve Asya devletleri ağır yaralar almıştır. Başta Osmanlı olmak üzere Rusya ve Avusturya büyük yaralar almıştır. En önemlisi sömürgecilik sisteminin adı ve işleyişi değişmiştir. 9 – II. Dünya Savaşı 1939-1945 Tarihe yön veren en önemli savaşlardan birisi olarak kabul edilir. Haritalar yeniden çizilecektir. Nazi Almanyası olarak kabul edilen Almanya’da Adolf Hitler başa getirilmiş ve ırkçılığın tavan yaptığı, Yahudilerin sorgulanmadan katlediğildiği dönemler başlamıştır. Bu savaş sonunda Rusya, ABD gibi süper güç olmuştur. Dünya 3’e ayrılmıştır. ABD ve tarafları, Rusya ve tarafları ve her iki tarafa katılmayan ülkeler olarak ayrılmıştır. Türkler örnek alındı. Ve Hindistan, Tunus, Pakistan gibi ülkeler bağımsızlıklarını ilan ettiler. 10 – Kurtuluş Savaşı 1919-1922 Bizim için yakın tarihteki en değerli mücadeledir. Nice yiğitler, bu Vatan için canını teslim etmiştir. Bastığın yerleri toprak!’ diyerek geçme, tanı Düşün altında binlerce kefensiz yatanı. Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanı Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı. Kurtuluş Savaşı İstiklâl Harbi veya Millî Mücadele, I. Dünya Savaşı’ndan yenik çıkan Osmanlı İmparatorluğu’nun İtilaf Devletleri’nce işgali sonucunda Misak-ı Millî sınırları içinde ülke bütünlüğünü korumak için girişilen çok cepheli siyasi ve askeri mücadele. 1919-1922 yılları arasında gerçekleşmiş ve 11 Ekim 1922’de imzalanan Mudanya Mütarekesi ile fiilen, 24 Temmuz 1923’te imzalanan Lozan Antlaşması ile resmen sona ermiştir. Kaynak wikipedia, tarihi olaylar, google, sabah, sözcü, büyük insanlık tarihi,
3. Ünite Orta Çağ'da Dünya, 4. Ünite İlk ve Orta Çağlarda Türk Dünyası 5,854 okunma Bu yazımızda İpek Yolu nedir? İpek Yolu nereden başlar nerede biter? İpek Yolunun önemi nedir? vb soruları cevaplamaya çalışacağız. Yani İpek Yolunun Özellikleri Maddeler Halinde yazmaya çalışacağız. İçindekiler1 İpek Yolu Nedir? İsmi Nereden Gelir?2 İpek Yolu Nereden Başlar, Nerelerden Geçer, Nerede Biter? Güzergahı İpek Yolu Anadolu’da Nerelerden Geçer? İpek Yolu Günümüzde Hangi Ülkelerden Geçer? En son da konu anlatım videosu var. Bence bir bak. 🙂 İpek Yolu Nedir? İsmi Nereden Gelir? Çin’den başlayıp Avurpa’da son bulan ticaret yoluna İpek Yolu Yolu üzerinden Çin’den Avrupa’ya ipek taşındığından bu isimle coğrafyacı Ferdinand Won Richthofen, İpek Yolu ismini kullanan ilk kişidir. 1877 İpek Yolu Güzergahı Nerereden Başlar, Nerelerden Geçer, Nerede Biter? İpek Yolu Nereden Başlar, Nerelerden Geçer, Nerede Biter? Güzergahı Çin’den başlar. Çin’in Şian şehrinden başlar.Turfan, Hotan, Yarkent, Kaşgar üzerinden Semerkant ve Buhara’ya gelir. Hazar Denizi’nin doğusunda 2 güzergaha Güzergah Karadeniz’in kuzeyinden geçer. Yenikent ve İtil üzerinden Kırım’a varır. Kırım üzerinden gemilere yüklenen mallar, Karadeniz ve İstanbul Boğazı üzerinden Akdeniz’e açılır ve Akdeniz limanları üzerinden Avrupa’ya ulaşır. Kırım üzerinden Karadeniz’e ulaşan mallar Tuna nehir vasıtasıyla Avrupa’nın içlerine kadar da Güzergah Karadeniz’in güneyinden geçer. Merv, Nişabur ve Rey hattıyla İran’dan geçen malların bir kısmı bayı yönünde direk devam edip Laskiye ve Antakya üzerinden Akdeniz’e ulaşırken, bir kısmı Tebriz üzerinden Anadolu’ya girer. İpek Yolu Anadolu’da Nerelerden Geçer? İpek Yolu Anadolu’da Nerelerden Geçer? Tebriz üzerinden Anadolu’ya gelen kol Erzurum üzerinden Trabzon’a veya Samsun’a veya Sinop’a veya Amasra’ya ulaşır. Erzurum üzerinden Ankara hattına devam eden diğer kol Bolu Göynük, Kaynaşlı hattından Bursa veya İstanbul’a üzerinden Ankara İzmir hattı, Ankara Antalya hattı, Ankara Alanya hattı, Sivas üzerinden Kayseri oradan Akdeniz kıyılarına ulaşma imkanı da üzerinden geçen ticari mallar Karadeniz veya Akdeniz üzerinden deniz yoluyla Avrupa’ya ulaştırılabileceği gibi Trakya üzerinden kara youluyla da Avrupa’ya ulaştırılabiliyordu. NOT İpek ve Baharat Yolu üzerinden Akdeniz Havzasına gelen mallar Venedik ve Cenevizliler tarafından Güney Avrupa liman kentlerine taşınıyordu. DİKKAT İpek Yolu, tek hatlı sabit bir yol değildir. Orta Çağ’dan itibaren değişimler göstermiştir. Güzergah değişiminin en önemli sebebi güvenliktir. Ticaret güvenli coğrafyaları sever. Kösedağ Meydan Muharebesi sonrası Anadolu’da güvenliğin bozulduğunu düşünürsek o dönemde yukarıdaki hatların hiçbirini saymak mümkün değildir. İpek Yolu Günümüzde Hangi Ülkelerden Geçer? Çin’den başlar, Doğu Türkistan Çin esaretinde Moğolistan, Kazakistan, Özbekistan, Kırgızistan, Afganistan, Türkmenistan üzerinden Hazar Denizi’nin doğusuna gelir. Hazar Denizi’nin kuzeyinden geçen kol Azerbaycan, Rusya ve Ukrayna hattından Karadeniz’e ulaşır. Hazar Denizi’nin güneyinden geçen kol İran üzerinden Türkiye’ye ulaşır. İpek Yolu, Baharat Yolu, Kürk Yolu, Kral Yolu Harita İle Anlatım 9. 10. 11. Sınıf , TYT, AYT, KPSS İpek Yolunun önemi maddeler halinde başlıklı yazımızı okumak için tıklayınız. İpek Yolunun Geçtiği Bölgelere Hakim Olan Türk Devletleri başlıklı yazımızı okumak için tıklayınız. Tavsiye Konular Kurultay Nedir? Kurultayın Görevleri Nelerdir? Kurultay Nedir? Kurultayın Görevleri Nelerdir? başlıklı yazımızda Kurultayın Başkanı Kimdir? diğer isimleri nelerdir? danışma meclisi midir? sorularını cevaplamaya çalıştık.
Roma İmparatorluğu'nun doruk noktası MS 1. ve 2. yüzyılları arasında yaşanmıştır. Güçlü lejyonlar geniş kara topraklarını güvende tutarken, imparatorluk donanması tarafından "Denizimiz Mare Nostrum" olarak isimlendirilen Akdeniz sularını elinde tutuyordu. Roma'nın bir daha yaşayamayacağı bu barış dönemi, arkasından nüfus artışını getirdi. Araştırmacılara göre ilk yüz yıl içinde nüfus iki kat artarak 130 milyona ulaşmıştı. Yani o dönem dünyadaki her dört kişiden 1'i Roma vatandaşlarına her türlü olanağı sağlamak için Doğu ülkelerine ticaret yolları kurdu ve bunları zamanla kollara ayırdı. Akdeniz bölgesine özgü tüketim ürünleri ve gıdalar Çin ve Hindistan'a satılıyor, onlardan da başta ipek olmak üzere tarçın ve biber gibi ürünler alınıyordu. Roma'nın Doğu ülkeleriyle olan ticareti asırlar boyu sürerken, kültürel ve diplomatik ilişkiler olabildiğince güven zeminine oturmuştu. Fakat Roma İmparatorluğu'nun adım adım zayıflaması ve özellikle 7. yüzyılda başlayan Arap istilaları sonrası Mısır'ın kaybedilmesi, Roma'nın Doğu ticaretine son ticareti İmparatorluk öncesinde Doğu ticaretiGerçekte Akdeniz bölgesinin Doğu ile yaptığı deniz ticareti Roma'dan da daha eski bir geçmişe gidiyor. 3000'li yıllarda Mısır gemileri, o dönem Kızıldeniz kıyısına kendileri için değerli olan tütsü satın almak giderdi. Çünkü tütsü hem dini etkinliklerde hem de ölü bedenleri mumyalarken kullanılan bir malzemeydi. Daha sonra firavunlar, Mısır ticaret gemileri için Mısır'ın Kızıldeniz şeridine bir liman inşa ettiler. Antik belgelere göre, Kraliçe Hatşepsut kendileri için uzak ve mitolojik bir yanı olan "Punt" ülkesine Somali birkaç gemi yollamıştır. Mısır'ın bu Afrika yolculuğu kesin olarak sonuç vermiş ve Mısır'a altın, fildişi ve buhur gibi maddeler toplumu da Doğu topraklarının zenginliğine karşı koymaya çalışmamıştı. Aynı şekilde büyük komutan Büyük İskender ve sonra gelenler de aynı şekilde hareket edecekti. Mısır'ın yönetimini ele geçiren Ptolemaios hanedanı da Kızıldeniz'deki limanları tekrar kurmuş ve bu noktayı Afrika fillerinin sevk noktası olarak belirlemiştir. Bu hazır sistem Roma İmparatorluğu'nun Doğu ülkeleriyle olan işbirliğini kolaylaştıracaktı. Tarihçi Strabon'a göre, 118 yılında Ptolemaioslar, denizde boğulmak üzere olan bir Hint denizcisini kurtararak Hindistan ticaretini başlatmışlardı. Fakat Doğu ile olan ticaret her zaman bir noktada sınırlı bırakılmıştır. O dönemlerde büyük denizlerde yol almak hem ölümcül hem de karlılık açısından Ptolemaios Mısır'ı yüzünden ilgi çekici Mısır'da yönetimi ele geçiriyorBu sınırlı ticari ilişkiler Roma ile beraber tamamen değişti. 30'da Octavian Octavianus ve daha sonra Augustus, Mısır'ı ele geçirerek kendi toprağı haline getirdi. Diğer yandan Doğu ile aralarındaki deniz yoluna özellikle yakın ilgi gösterdi. Hatta tüccarların ilgisini çekmek için Ptolemaios zamanındaki bütün sınırlamalara son verdi ve lejyonlardan çöl bölgelerine ulaşım hatları yapmasını istedi. Kısa süre içinde Hindistan'a gitmek çok karlı bir duruma geldi. Yine Strabon'un anlattığına göre, Augustus liderliğinde Hindistan ticaretindeki gemi sayısı 6 kart artarak 120'nin üzerine ulaşmıştı. Kısa süre içinde sıra dışı doğu malları ve yiyecekleri, Akdeniz insanlarını bağımlı hale getirecekti. Varlıklı Roma sınıfı başta pahalı kumaşlar olmak üzere mücevher ve elbette kölelere sahip olmaya Roma'yı Akdeniz gücü yapan Roma deniz muharebeleriRoma ve Doğu arasındaki ticaret yolu kalıcı hale getirildi. Bu sayede diplomatik temaslar sıklaşacaktı. Tarihçi Florus, Hindistanlıların Roma ile ittifak müzakerelerini başlatması için elçiler gönderdiğini söyler. Elbette bu ittifak çok etkili olamazdı. Çünkü aradaki mesafe çok uzaktı. Fakat Augustus o dönemde Roma İmparatorluğu'nun doğumunu başlatacaktı ve bu ilişkiler sayesinde bazı fırsatları kolladı. Çünkü Doğu elçilerinin Augustus'u ziyaret etmesi, Augustus'un İmparatorluk iddiasına meşru bir zemin kazandırıyordu. Hatta bu durum Vergilius'un Aeneis eserinde geçen, "Imperium sine fine Sonu olmayan imparatorluk" benzetmesine de adeta bir gerçeklik Hindistan'a yelken açmasıRoma'nın Doğu'daki ticari ilişkileriyle ilgili temel kaynak Periplus Maris Erythraei Periplus of the Erythraean Sea'dir. Bu seyir kılavuzu 50 yılında kaydedilmiş ve Kızıldeniz ve ötesine gidilen mesafeleri detaylı şekilde not almıştır. Ana limanların ve geçiş noktalarının listesi, bunlar arasındaki uzaklıklar, ne kadar sürdüğü ve yapılan yolculuğun amacı bu defterde yer almaktadır. Örneğin gemilerin İtalya'daki ana limanlar olan Ostia ve Puteoli'den İskenderiye'ye ulaşması tam 20 gün sürmüştür. Limandaki mallar 18-21 gün geçtikten sonra Kızıldeniz'deki Berenike ve Myos Hormos limanına getiriliyor. Burada izlenen rota Nil nehri ya da develerin kullanıldığı karayolu limanlarındaki mallar Afrika ve Hindistan'a doğru başlayacak yolculuk için gemilere aktarılırdı. Bal-el Mendeb'den geçen gemiler gideceği yerlere göre ayrı yönlere dağılıyordu. Örneğin Afrika limanlarına gidilecekse Afrika Boynuzu'nun çevresini dolaşmak ve daha sonra rotanın güneye döndürülmesi gerekiyor. Gemi Hindistan'a gitmek istiyorsa Arabistan'ın güneyindeki Aden ve Qana limanlarına yönünü belirlemeliydi. Kıyı şeridindeki durgun sulardan uzaklaşan gemiler, yazın muson rüzgarlarını arkalarına alarak Hindistan'a ticaret gemilerinin Hindistan topraklarını görmesi, iki haftası açık denizlerdeki boğuşmalar olmak üzere 2 ay 10 gün sürmüştü. İlk varılan liman Barbaricum olmuştu günümüzde Karaçi, Pakistan. Burası Çin ipeği, Afgan lapis lazuli taşı, diğer değerli eşyalar ve lüks keten gibi mallar için geçiş depolama noktası ise Malabar Sahili'ndeki karabiber ve malabatrumu ile ünlü zengin baharat ambarı Muziris'ti. Son olarak, Roma gemileri rotanın en güney ucundaki Taprobane adasına günümüzde Sri Lanka ulaştı. Burası Güneydoğu Asya ve Çin ticaretinin transit limanıydı. Romalıların bu yolculuğu tam 1 sene Çin bağlantısıRoma gemileri 200'lerin ortalarında Vietnam'a geldi ve 166'da ilk Roma elçisi Çin'e gelecekti. O yüzyılda Han hanedanın egemenliğinde olan Çin Roma için önemli bir ticari partnerdi. Çin'in en önemli ihracatı olan ipek, Romalılar arasında çılgınlar gibi seviliyordu. Halk arasında Çin'in ismi Seres yani İpek Krallığı olarak değiştirilmişti. Roma Cumhuriyeti yıllarında ipek çok nadirdi. O kadar nadirdi ki, tarihçi Florus şöyle ifade ediyor;Carrhae Muharebesi yaşanırken Part ordusunun ipekten yapılmış sancakları, Marcus Licinius Crassus'un askerlerini hayran kumaşının Roma'da iyice yaygınlaşması 2. yüzyılda gerçekleşti. Çok pahalı olmasına rağmen farklı sınıftan her insan ulaşmak istiyordu. Bu pahalı mal öylesine aranan bir şeydi ki, yazar Yaşlı Plinius'a göre Roma ekonomisini borçlandıran şey herkesin ipek almak için maddi durumlarını zorlaması Yaşlı Plinius'un tepkisi abartı barındırıyor olabilir. Yine de doğu ile 200 yıl boyunca süren bu ticaret, Roma İmparatorluğu'ndan bir miktar servetin dışarıya çıkmasına neden olmuştur. Bunun başlıca nedeni ise şüphesiz ipek ticaretiydi. Yapılan ticaretin ölçeği Hindistan'ın güneyinde bulunan Roma sikkeleriyle de anlaşılıyor. Diğer yandan Vietnam ve Çin'de daha az sayıda sikkeler ele geçirildi. Bu da bize bölgedeki etnik grup olan Tamilli tüccarların imparatorluklar arasındaki aracılıklarını büyük oranda başka bir önemli parçası Fransa'daki Madrague de Giens civarında bulunan büyük Roma kargo gemisinde bulundu. Bu gemi 40 metre uzunluğundaydı. Yaklaşık 400 ton ağırlığıyla 5000 ila 8000 arası amfora Antik dönemlere has bir çömlek taşıyabileceği tespit edildi. Bu enkaz Akdeniz'in batı sularında bulunsa da, burada öğrendiğimiz şey, Roma'nın okyanus ortamına uygun gemileri inşa edebilecek teknolojiye ulaşmış Doğu ile ticaretinin sonlanmasıRoma'nın Hindistan ve Çin'e giden rotası, elbette Doğu ticaretinin tek yolu değildi. Fakat en ucuz ve en sorunsuz rota olduğu da kesindi. Çünkü İpek Yolu kara yolunun büyük bölümü Roma'nın kontrol edebileceği bir yer değildi. En önemlisi Romalılar Part ve Palmira ile yaptıkları alışverişlerde gümrük vergisine tabi tutuluyordu. 300'lü yılların sonunda İmparator Aurelianus Palmira'yı ele geçirdiğinde işler biraz daha değişti. Böylece İpek Yolu'nun en batısı Roma'nın kontrolünde olacaktı. Fakat bölgede Sasani gücünün ortaya çıkışıyla başlayan savaşlar, kara yolu ticaretini zorlaştıracaktı. Aynı şekilde Basra Körfezi'de Roma İmparatorluğu'nun kontrol edemediği bir güzergah düşünüldüğünde Roma'nın tek şansı vardı; Kızıldeniz ve Hint sularından geçen deniz yolu. Gemiler zamanla azalsa da seferler sürdürüldü. 6. yüzyılda yaşamış bir tüccar olan Cosmas Indicopleustes'in "Hristiyan Topografyası" adlı çalışmasında, Hindistan ve Taprobane limanına yaptığı yolculuk her noktasına kadar anlatılıyor. Aynı yıllarda Romalılar İstanbul Konstantinopolis'a ipek böceği yumurtasını kaçak yollardan getirerek önemli bir hamle yapmış ve Avrupa kıtasında ipek kumaşı üstünde tekel olmuştur. Yine de Doğu hala çekiciliğini şeyin üstünden çok zaman geçmiş ve bazı sorunlar bir şekilde çözülürken, 7. yüzyılın ortalarında İslam orduları bir anda Mısır'ı ele geçirdi. Roma'nın Hindistan ve Çin ile 670 yıldır devam eden ticareti sona erecekti. Fakat 15. yüzyılda Osmanlı Türkleri Doğu'ya giden ticareti engellediğinde, Avrupalıların Keşifler Çağı'nı başlatmasına neden oldu. Çünkü Hindistan'a giden ticaret yolu yeniden açılacaktı.
ipek yolu için yapılan savaşlar